Tanıdık, Yabancı
İki yabancı, iki yakından uzak.
Bir nefes kadar yakın, bir ömür kadar uzak.
Göz görüyor, yürek kayıp.
Saltanat tahtına oturan ayıp.
Bir yakın, bir uzak.
Bu nasıl bir ayıp.
Aynı yuvada, farklı ruhlar.
İşte cehennem, işte zebani, hayat işte bu anda tükendi.
Ben görmedim, bu kadar sesi yüksek çıkan bir sessizlik.
Oturmuş baş koltuğa, kurar saltanatını.
Bayım, bu nemenem bir yabancılıktır böyle, nemenem bir uzaklık.
Kim koydu bunları, buraya.
Ezelden, ayrı bu ruhlar.
Biri Nuh'un çocuğu, bir ibrahimin İsmail'i
Bayım kim koydu bu suç aletini, bu yüreklere.
Sevmek suç olsun bayım, anlaşabilmek ödül.
Aynı, evde olmak gönül iznine bağlanmasın bayım.
Bu nasıl bir gönül böyle.
Bayım haklısınız çok soru soruyorum.
Lakin siz az mı suç işlediniz?
Kim koydu bunları buraya!!!