Mahmut Derviş’in Filistinli Sevgili şiirindeki Portakal bahçesi bağlamında Kudüs’ü anlamak. Yazar: İbrahim Balkaya Not: Bu makale Hucurat Hareketi için yazılmıştır.
Öz
Bu makalede Filistin direniş edebiyatının en önemli isimlerimden olan Mahmut Derviş’in kaleme aldığı Filistinli Sevgili şiirinde yaşanan acıya ışık tutması, haklın çektiği zorluk ve çileyi anlamak bağlamında bu şiirin arka planını duygu ve acılarını kendimize dair düşen kısmında “Mü’minler birbirlerini sevmede, birbirlerine karşı sevgi ve merhamet göstermede tek bir beden gibidir. O bedenin bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateş çekerler.” (Müslim, “Birr” 66)hadisine binaen Kudüs’ü anlamak ve bu bağlamında bu şiirin neye karşılık geldiği üzerine hermenötik bir araştırma incelenmesine yer verilerek bu alandaki ilgili kavramlar ile şiirüzerinde genel bir inceleme hedeflenmektedir.
GİRİŞ
Şiir toplumun zihin dünyasını okumak, duygularını hissetmek için oldukça önemli bir araçtır. Bu araç uzun yıllar geçse de kalıcılığı devam eder ve etkisini her daim canlı tutar adeta nesillere bilinç ve duygu aşılama görevi görür. Edebiyat şüphesiz ki toplumsal iletişimin ve kendini ifade edişin bir yansıması olduğu için Filistinli şairler, fikir ve eserlerini toplumsal yaşamlarından ve Filistin’in durumundan soyutlamamış̧, edebiyatı Filistin davasının hizmetine sunmuşlardır. Mahmut Derviş de Kudüs’e yapılan haksızlık ve zulüm karşısında kayıtsız kalmamış ve sadece Kudüs halkının değil tüm mazlumların sesi olan bu derinlikli şiiri kaleme almıştır.
Mahmut Derviş
Mahmut Derviş̧, işgal ortamında ve ülkesinin içindebulunduğu durumdan beslenerek ve önemli ölçüde etkilenerek özgürlük, bağımsızlık gibi temaları hep en önde hissetmiş̧ ve islemiş̧ bir sairdir. Direniş̧ şairi olarak adlandırılır. Mahmut Derviş̧: “Ben aslında kendimi yazmak, çiçekleri yazmak böceklerden bahsetmek isterim. Ama bunlardan bahsedebilmek için öncelikle özgür olmam gerekir. Benim özgür olabilmem için de öncelikle ülkemin özgür olması gerekir.” seklinde kendi şiir anlayışını ifade etmektedir.
Hermenötik (hermeneutik): Yorumlama teorisi ve metodolojisidir. Anlama ve iletişim sanatını içerir. Başlangıçta kutsal yazıların yorumu ve tefsirine uygulandı ve daha sonra genişletildi. Hermenötik yaklaşım, insanın yaşantısı içinde her şeyi anlama ve yorumlama sanatıdır.
Hermenötik açıdan ‘’Filistinli Sevgili’’ Şiiri:
Dün seni limanda gördüm,
yapayalnız, yolluksuz yolcu.
Bir yetim gibi sana doğru
koşuyordum,
arıyordum sanki yaşlı anamı
Nasıl, nasıl, yemyeşil bir portakal ağacı
kapanır bir hücreye ya da bir limana,
nasıl saklanır gurbet elde
ve yemyeşil kalır?
Yazıyorum not defterime:
Limanda durakaldım...
En dondurucu kış kadar soğuk gözler gibiydi dünya,
doluydu portakal kabuklarıyla ellerimiz.
Ve hep çöl, ve hep çöl, ve hep çöldü ardım.
Siyonist işgalciler yüzünden ansızın evlerini terk etmek zorunda bırakılan Filistin halkı apar topar sevdiklerini, anılarını, evlerini, hayallerini ve nicelerini ardında bırakmakdurumundaydı. Durup yas tutmaya bile vakitleri yoktu ki yanlarına yolluk dahi alamadan o kutsal topraklarını bırakıp gittiler. Çaresiz bırakılan Filistin halkı apar topar yurtlarını terk ederken yanlarına sadece, o verimli topraklarda yetişen tatlı ve sulu Yafa portakalını alabildiler.
Yafa portakalı veya Şamoti portakalı[1] (İbranice: תפוזיג'אפה), tatlı, neredeyse çekirdeksiz portakal çeşididir. Aslen Arap olan çiftçiler tarafından 19. yüzyılda geliştirilmiştir. İsmini ilk ihracat için üretilen İsrail’deki Yafa yerleşim bölgesinden almıştır Filistin'de üretimin sembolü halindedir. 1948 yılında kurulmuş İsrail Devleti için birincil narenciye ihracatı olmuştur. Özellikle Orta Doğu'da yetiştirilen portakalların üç ana çeşidinden biridir. Yafa portakalı, ayrıca Kıbrıs, Irak, Lübnan, Suriye ve Türkiye'de de yetiştirilmektedir. Ekoloji seçici olması en önemli özelliğidir. Orta mevsim portakalıdır çeşididir. Ocak ayının ortasında veya Şubat ayının başlarında olgunlaşır Diğer ismi Şamoti portakalı olarak bilinen Yafa portakalı, "mükemmel" olarak tarif edilmiş bir lezzet ile, neredeyse çekirdeksiz bir "tatlı ve güzeldir"[4][8][9]. En önemli sofralık çeşitlerden biridir[10]. Bu meyvenin kabuğu sarı renktedir. Ekolojiye bağlı olarak kabuk kalınlığı değişir. Kabuk kalınlığı adeta 6.11 mm'dir. Özellikle, meyvenin sap tarafındaki kabuk daha kalındır. Onun sert kabuğu "ihracat için özellikle uygundur" kriterini sağlar.
Şehrin sembolü haline gelmiş olan Yafa portakalı üzerinden şair, oldukça çarpıcı bir simgecilik ile yaşanılan acıyı ve çaresizliği okuyucuya aktarıyor. Yapayalnız ve yolluksuz yolcularımız vatanlarını terk ederken sadece tatlı ve çekirdeksiz olan bu Yafa portakalını alabilmişti. Yol boyunca bu tatlı portakalı yemek zorunda kalan Filistin halkı belki de tadının artık bu kadar tatlı olmadığını düşünmeye başlamıştı. Kabuklarından reçel yapılan Yafa portakalı çölün ortasında avuçlarının içinde yolculuklarına devam ettiler.
Kudüs tarih boyunca üç büyük mesnevi din için çok büyük önem arz etmiştir. Müslümanlar için tevhit mücadelesinin canlı şahidi olmuştur. 52 defa saldırıya uğrayan 44 defa el değiştiren 23 defa kuşatılan 2 defa da taş üstünde taş kalmayan şehirdir Kudüs. Peygamberlere, şehitlere, mazlumlara ve portakal ağaçlarına ev sahipliği yapmış olan bu topraklar, hiç vakit kaybetmeden yetim kalmış bir çocuk gibi kendisine doğru koşanlara kollarını açmış bekliyor.